TÜM FOTOĞRAF GALERİ

Gezilerimiz

ÇEŞİTLİ GEZİLERLE ÇOCUKLARIN KENDİNE OLAN GÜVENİNİ ARTTIRIYORUZ...

 

 Alan gezisi etkinlikleri çocukları bir yere götürüp eğlenceli vakit geçirmeleri anlamına gelmemektedir. Alan gezisi etkinlikleri çocukların hayata ve çevrelerine karşı yaparak yaşayarak deneyim kazanmalarını, çocukların herhangi bir konu hakkında bilgi düzeylerini arttırmalarını ve çocukların sosyal-duygusal becerilerini destekleyen etkinliklerdir. Alan gezisi etkinlikleri çocukların meraklarını ve deneyimlerini genişletmekte, çocukların farklı çevrelerde yardımlaşarak öğrenmelerini sağlamakta ve hoşlandıkları etkinlikleri yapmalarına fırsat vermektedirler. Gezi etkinlikleri süresince çocuklar farklı insanlarla tanışmakta, farklı yerler görerek keşfetmekte ve kendi öğrenme çevrelerini inşa etmeleri desteklenmektedir. Çocukların gezi etkinliklerinde akranları ile farklı yerlerde farklı beceriler üzerine paylaşımları onların sosyal becerilerini de geliştirmektedir. Alan gezisi etkinlikleri çocukların ilk elden deneyimler vasıtasıyla öğrenme fırsatı buldukları, onları heyecanlandıran harika deneyimler yaşamalarına fırsat vermektedir. Örneğin; ekmek fırınına düzenlenen bir gezide çocuklar ekmeğin nasıl yapıldığını gözlemekte aynı zamanda fırında çalışan kişilerin yardımlaşarak bir işi nasıl başardıklarını görme fırsatı edinmektedirler. Alan gezisi etkinlikleri çocukların anlamlı öğrenmelerinde değerli bir araç olup, ilgisiz görünen öğrencileri bile motive etmektedir.

   Eğlenceli ve eğitici bir alan gezisi deneyimi, gezi öncesinde, gezi sırasında ve gezi sonrasında iyi bir planlama yapmayı gerektirmektedir. Bununla birlikte, alan gezilerinde etkili etkinlik planlarının uygulanması süresince, çocukların tecrübelerini ve fikirlerini rahat ifade edecekleri, tartışabilecekleri ortamların hazırlanması oldukça önemlidir.

Müzik Eğitimi

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 

 

 

 

Müzik, ortaya çıkışından bu yana sürekli gelişmeler kaydederek günümüze kadar gelmiştir. Bugün müzik; yemek yemek, su içmek, nefes alıp vermek kadar doğal bir ihtiyaç olarak kabul edilmektedir. Anne karnında yedi aylık bir bebek bile sese, müziğe tepki vermektedir. Yeni doğan bebekler anne sesi ile rahatlamakta, ninni ile uykuya geçmektedir. Bebeklikten itibaren işitsel algı eğitimi ile başlayan müzik eğitimi, çocukların konuşmayı birçok kavram ve konuyu öğrenmesinde, vücudunu koordineli bir şekilde kullanmasında etkili olmaktadır. Müzik eğitiminde önemli bir yer tutan işitsel algı eğitimi ile çocuk dikkatini bir konuya yoğunlaştırmakta, sesleri dinlemekte, tanımakta ve ayırt etmektedir.

- Çevremizdeki Sesleri Araştırma, Tanıma ve Ayırt Etme Çalışmaları

- Ritim Çalışmaları 

-  Şarkı Söyleme Çalışmaları

- Yaratıcı Dans ve Hareket Çaışmaları 

-Müzikli Hikaye Çalışmaları 

 

Ayrıca ; Müzik öğretmenimiz Meltem hanım Ege Üniversite Devlet Koservatuarı Mezunudur 6 yıllık tecrübesiyle çarşamba günleri okulumuzda piyano dersleri vermektedir.

İngilizce Eğitimi

ULUSLAR ARASI STANDARTLARDA  İNGİLİZCE EĞİTİMİ

 

  Okul öncesi İngilizce eğitimi kapsamında çocuklar, hayvanları, rakamları, kendilerini tanıtmayı, çevrelerindeki birçok nesneyi, sayıları, yer-yön tariflerini ve basic İngilizce olarak adlandırılan diğer bilgileri öğreniyor. Diğer çocuklarla birlikte oyun, konuşma, sohbet vb. aktivitelere katılan çocuklar; bu süreçte hem keyifli vakit geçiriyor hem de küresel dünyanın ortak konuşma dili olan İngilizceyi daha iyi öğrenme şansını yakalıyor. Eğlenceli ve öğretici kitap, cd, film vb. materyaller ile çocuklar bu süreçte hiçbir şekilde sıkılmıyor, yeni bir şeyler öğrenmenin de ayrıcalığını yaşıyor. 

            Uluslar arası standartlarda eğitime uygun  okul öncesi İngilizce eğitimi veren  okulumuzu  tercih ederek, onların İngilizceyi daha düzgün bir şekilde telaffuz etmeyi öğrenmelerini sağlayabilir, bilinçli ve eğitimli bir ebeveyn olma yolunda üzerinize düşen görevi de en iyi şekilde yapabilirsiniz. 

Sanatsal Eğitimler

SANATSAL EĞİTİM VE ÖĞRETİLER

 

Okul Öncesi Dönemde Sanat Eğitimi

 

İçinde yaşadığımız dünyanın bütünleşme ve tekleşme ya da başka bir deyişle küreselleşme hızını düşünecek olursak, bu dünyaya hazırlanacak yeni bireylerin kazanmaları gereken niteliklerin de bu bütünlüğe uygun olarak sürekli araştırılması, incelenmesi gerekmektedir. Sağlıklı, mutlu ve gelişmeye açık bir dünya kurmada, yetiştirilecek bireylere kazandırılması istenen özellikler ancak eğitimle sağlanabilir. Bu eğitim sadece resmi kurumlardaki düzenli örgün eğitimi değil, ailede verilen; beslenme, temizlik alışkanlıkları gibi en temel eğitimleri de kapsar. Örgün eğitimin daha ilk aşamasında, çocuğun özgür, mutlu ve yaratıcı olması hedeflerinde hem çocuğu güdüleyen hem de bu amacı gerçekleştiren en önemli araçlarından biri olarak sanat eğitimi gösterilebilir.

 

Çocuğun var olan yaratıcılığının geliştirilmesinde ilk basamağı oluşturan okul öncesi eğitim ve bu dönemde uygulanan sanat etkinlikleri büyük önem taşımaktadır. Çocuklar sanat çalışmasının anlamını keşfetmeye aktif olarak katıldıklarında entelektüel, sosyal ve duygusal yeteneklerini geliştirme fırsatı yakalarlar. Yeni dünya düzeninde yer alacak bireylerin sağlıklı, mutlu ve üretken olabilmeleri için okul öncesi eğitimde sanatın hazırlayıcı etkisi yadsınamaz. Sanatın tüm dalları; müzik, tiyatro, drama, görsel sanatlar okul öncesi seviyesinde düşünülmeli, planlanmalı ve uygulamaya başlanmalıdır.

 

Sanat eğitimi ile çocuk, doğa ile insanlar arasındaki ilişkileri tanır, yaşamın zenginliğini görerek yaratıcı özgün düşünce birikimiyle onun gelecekteki entelektüel gelişimine de olanak sağlar. Okul öncesi dönemde sanat eğitimi, uygun şekilde hazırlandığında çocukların yaratıcılıklarını geliştirmektedir. Her şeyden evvel çocuk, sanat etkinlikleriyle kendini keşfetme fırsatı yakalamaktadır. Duygularını ifade edemeyen çocuklar, sanat etkinlikleriyle kendilerini ifade etmekte, rahatlamakta ve özgün yeni ürünler oluşturarak kendini tanımaktadırlar. Okul öncesi sanat eğitimi incelendiğinde, çocukların sanatsal sezgi ve yaratıcılıklarını, öğrenme becerilerini ve algısal, bilişsel, duygusal gelişimlerini olgunlaştırdıkları görülmektedir. 

 

Yalnızca bakmak değil “görmek”, duymak değil “işitmek”, elle yoklamak değil “dokunulanı hissetmek” yaratıcılık için gerekli ilk doğru algılama ve iz bırakıcı kavrama aşamalarıdır. Böylece çocukla kurulacak iletişimin ve etkileşimin yararı büyüktür.

 

Okul öncesi dönemde verilen sanat eğitimi, çocuklara bazı kavramların ve değerlerin kazandırılmasında oldukça etken bir yoldur.