HAKKIMIZDA

Hakkımızda

 2012 Yılı Eylül ayında faaliyete geçen kurumumuz Gaziemir' in  MEB Bağlı Özel Anaokul ve Kreşi olmak özelliğini taşımaktadır.

Bu köklü tecrübe ve deneyim ile çocuklarımıza ; Bir aile sıcaklığı, anne – baba şefkati, öğretmen sorumluluğu ve tecrübesi ile yola çıkmıştır.
 

Alanında uzman, deneyimli, öz verili kadromuz rehberliğinde en değerli varlığınız olan çocuğunuz eğitim yaşantısına ilk adımlarını atarken ellerini güvenilir ve deneyimli ellerle tutuyoruz. Eğitim ve öğretim yolculuğumuzda çocuklarımızın öz güveni yüksek, bilişsel gelişimini tamamlamış, paylaşma, dayanışma, sosyalleşme, kendini ifade etme becerilerini kazanmış bireyler olarak yetiştirmek en büyük hedefimizdir.
 

         Özel Sevecen Anaokulu ve Kreş olarak, sıcak, samimi, sevgi ve ilgi dolu bir ortamda, çocuklarımızın eğitimlerinin ilk basamağına ışık tutmak, onlara milli ve manevi değerler kazandırmak adına gereken önem ve hassasiyeti göstermekteyiz.

 

EĞİTİMLERİMİZ

 

Anadil Eğitimi
Çocuklarımızın Anadilimizi başarılı biçimde kullanabilmelerine özen gösterilmekte olup eğitici hikayeler ,parmak oyunları ,tekerlemeler ,bilmeceler ve şiirlerle anadil eğitimimiz desteklenmektedir.

 

SCAMPER PROGRAMI

resim

Araştırmalar; okul öncesi dönemde yaratıcılığın gerçeklik üzerine kurulmadığı, çocukların bakış açılarının yetişkinlerden farklı olduğu, ancak 7 yaşından sonra gerçekçiliğin önem kazandığını vurgulanmaktadır. SCAMPER da çocukların yaratıcılığını geliştirmeyi amaçlayan alternatif bir eğitim metodur.

Play To Learn de bizler çocuklarımızın yaratıcılığını geliştirmek, hayal gücü, sezgi, düşünme ve orjinallik hazinelerini korumak amacı ile Scamper yöntemini kullanıyoruz. Bu yöntem, çocuklara düşüncelerini değiştirmeleri yada birleştirmeleri konusunda adım attırarak; yaratıcı düşünmelerini sağlar. Scamper yöntemi, okul öncesinden başlayarak her düzeyde eğlenceli bir şekilde uygulanabilir. Çocukların düşüncelerini geliştirip onların keşif yapmasını cesaretlendirir. Yaratıcılıklarını ve kendi görüşlerini geliştirmeleri için gereksinimlerine uygun pratik yapma olanağı yaratır. Esnek düşünmeyi ve kalıpları yıkmayı öğretir. Çocuğa yaratıcılıkla ilgili ne kadar çok çalışma yaptırılırsa, farklı düşünme becerisi de o oranda gelişir.

Scamper, bir nesneyle ilgili farklı sorular üretilerek o nesne hakkında yeni düşünceler geliştirilmesini amaçlar. Scamper uygulaması materyal gerektirmeyen bir çalışmadır. Sizlerin de çocuğunuzla yemek yaparken, araba kullanırken kullanabileceğiniz gibi bir aile oyunu haline de dönüştürebilirsiniz. Peki Scamper nedir?

SCAMPER tek bir nesneye yöneltilen düşünme yöntemi serisidir. Bunun için tek bir nesne seçilir, beyin fırtınası yoluyla bu nesne değiştirilip, geliştirilir. Bunu yapmak için çocuğa sorular sorulur. Bu sorular çocuğun daha önce alışık olmadığı şekilde düşünmesini sağlar. Bu sorular bir anlamda farklı düşünme becerilerini kazandırmaya yönelik itici bir güçtür. Michalko ya göre Scamperın felsefesi Her fikir, varolan başka bir fikirden doğar.

SCAMPER anlamı olmayan bir sözcük. İngilizce 7 tane kelimenin ilk harflerinden oluşmuş bir akrostiştir.

Substitude= Yer değiştirme

Combine= Birleştirme

Adapt= Uyarlama

Modify, Minify, magnify= Değiştirme, küçültme, büyütme

Put to other uses= Diğer kullanışlarının yerine koyma

Eliminate= Çıkarmak, yok etmek

Reverse, Rearrange= Tersine çevirme ve yeniden düzenleme

MONTESSORİ YÖNTEMİ

resim

Montessori Yöntemi’nin en önemli özelliği yöntemin kendine has bir eğitim felsefesinin üstüne inşa edilmiş olmasıdır ve bu felsefe kendisinden önce birçok filozofun yaptığı gibi çocuklardan uzak bir yaşamdan bulmaz kaynağını. Maria Montessori 1900’lerin başında Roma’nın düşük gelirli ailelerinin bulunduğu San Lorenzo’da yöntemini çocuklarla çalışarak ve onları gözleyerek geliştirmeye başladı. Bu nedenledir ki Maria Montessori kendi oluşturduğu eğitim yöntemini anlatırken şöyle der “Çocuğu çalıştım. Çocuğun bana verdiklerini aldım ve onları ifade ettim. İşte Montessori Yöntemi budur.”

Bugün dünyada Montessori Eğitimi öncelikle okul öncesi ve ilköğretim döneminde uygulanır. Fakat bazı ülkelerde üniversiteye kadar devam edilebilen Montessori okulları da vardır.

 

Montessori Yöntemi’nin temel öngörüleri şunlardır:

Çocuk yetersiz bir birey değildir. Tüm canlılar gibi çocuk da bağımsızlığını yani kimsenin yardımı olmadan kendi ayakları üstünde durabilmeyi ister.

Çocuğa saygı duymak gerekir aksi takdirde ona seçimlerini gerçekleştirmesi için fırsat vermediğimizden çocuğun kişiliğini doğru değerlendiremeyiz.

Çocuk, öğrenme sürecini gelişimindeki ihtiyaçlara uygun olarak kendi kendine yönetebilme becerisine sahiptir.

Çocuklar yetişkinlerden farklı şekilde bilgi alır ve öğrenir.

Çocuğun gelişimi hakkındaki bilgi çocuğun Montessori Yöntemi’ne göre düzenlenen bir çevreyle kurduğu ilişkinin gözlemlenmesiyle elde edilir. Öğretmenin gözlemleri değerlendirilir, çocuğun ilerlemesi bu verilere göre takip edilir ve düzenlenir.

Gelişim süreci içinde çocuğun çevresindeki bazı uyaranlara karşı zaman zaman daha duyarlı olduğu dönemler vardır. Bu dönemlerde öğrenme diğer dönemlere göre çok hızlı, yoğun ve etkisi güçlüdür. Hayatın ilk altı yılında mümkün olan duyarlı dönemlerde çocuk dile, sosyal ilişkilere, duyularını geliştirmeye ve inceltmeye, bilgilerini sınıflandırma ve derecelendirmeye eğilimli olur. Bu nedenle çocuğun içinde bulunduğu mekan onun gelişimine uygun ve destekleyecek bir biçimde düzenlenmelidir.

Hayatın ilk altı yılı yaşamın daha sonraki yıllarıyla kıyaslanamayacak kadar değerlidir. Çocuk yetişkinliğinde kullanacağı hayat becerilerinin büyük bir kısmını bu ilk altı yılda inşa eder. En önemlisi çocuğun bilgiyi alma ve işleme becerisi bu dönemde çok yüksektir ve en verimli şekilde değerlendirilmesi gerekir.

İlk altı yaşta çocuklara sözel olarak bilgi iletilmesi yararsız bir çabadır. Çocuklar bu dönemde bilgiyi mutlak surette yaparak ve yaşayarak alırlar. Sorun bilgiyi alma ve değerlendirme sürecinin çocuğa nasıl yaşatılabileceğidir. Montessori araçları çocuğun bilgiyi yaşayarak keşfedebilmesini sağlar çünkü artık bilgi, sözel ve soyut değil ama çocuğun eliyle işleyebileceği somut bir biçimdedir.

Bağımsız sorun çözme becerilerinin gelişmesi desteklenir ve çocukların kendi ayakları üstünde durabilmeleri cesaretlendirilir.

Montessori Eğitimi’nde Hedefler

Montessori Yöntemi çocuğun bir birey olarak tüm özelliklerini mümkün olabilecek en ileri seviyede geliştirmesini hedefler. Bu yolda çocuğu, sorular üreten ve sorularına cevaplar bulabilen biri olarak yetiştirmeyi hedefler. Önemli olan kişinin kendine yeterli bir birey olabilmesidir. Montessori Yöntemi özünde, üreten ve mutlu olan insanlar yetiştiren bir hayat eğitimidir.

 

HIGH/SCOPE YAKLAŞIMI

resim

High/Scope yaklaşımı A.B.D.’de geliştirilmiştir. Programla ilgili çalışmalar, 1960’lı yılların başlarında yoksul mahallelerde yaşayan okulöncesi yaştaki çocukları gelecekte okullarında başarılı olabilecekleri şekilde hazırlama amacıyla başlatılmıştır. High/Scope yaklaşımının bu çocukların eğitiminde etkili olduğu ilerleyen yıllarda gözlenmiştir. 1970 yılında Dr. David Weikart tarafından Amerika’nın Michigan eyaletinde High/Scope Eğitim Araştırma Vakfı kurulmuştur. Weikart, etkin öğrenme ve bilişsel gelişime duyduğu ilgi nedeniyle, 1960’lı yıllarda kendisinin ve arkadaşlarının tasarlayıp başlattıkları okulöncesi yaklaşıma odaklanmıştır. High/Scope eğitim uzmanları, Weikart’ın okulöncesi eğitimde etkin öğrenme yaklaşımını geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya 1970’lerden günümüze kadar devam etmişlerdir.

High/Scope, yirmiden fazla ülkede erken çocukluk dönemine hizmet veren bakım yuvalarında kullanılan, uzun süredir tanınmış eğitimsel bir yaklaşımdır. High/Scope yaklaşımı, özel teçhizat, materyaller ya da çevre istemeyen eğitimsel bir süreç ve felsefedir ve 40 yıllık araştırmalar ve uygulamalar üzerine kurulmuştur. High/Scope yaklaşımının kullanıldığı yuvalarda çalışanlar, çocukları;

  • Kendilerinin seçtikleri çalışmaları planlayabilen, başlatabilen ve çalışması üzerinde düşünebilen,
  • Bireysel olarak diğer çocuklarla ve yetişkinlerle etkili bir şekilde çalışan,
  • Daha sonraki eğitimsel deneyimlerde başarılı öğrenciler olmak için onlara olanak sağlayan özellikleri ve becerileri geliştiren problem çözücü ve karar verici bireyler olmaları için cesaretlendirirler.

High/Scope Programı

High/Scope programının merkezinde, kendi kendilerine planlayıp yürüttükleri etkinliklerden ders alan öğrenciler bulunmaktadır. Bu programın ilk uygulamalarında zihinsel amaçlar ön planda iken, zaman içerisinde sosyal ve duygusal alanlarla ilgili amaçlar da programda yer almıştır.

High/Scope programı, Piaget’nin gelişim teorisinden etkilenmiştir. Piaget’ye göre gelişim, “büyüme” ve “öğrenme” için çeşitli girişimlerde bulunmadır. Bu girişimler, çocuğun çevresinden çeşitli tepkiler alması ve bu tepkileri daha sonraki girişimlerinde tekrar kullanması sonucunda oluşmaktadır. Piaget’den etkilenilen diğer bir nokta ise, çocuklarla etkileşim halinde bulunan yetişkinlerin çocukları destekleme görevidir.

High/Scope Programının Anahatları

  • Öğretmenler, çocukların düşünce ve eylemlerini yönetip denetlemek yerine bu düşünce ve eylemleri temel almalıdırlar. Öğrenme çocukların kendi tasarladıkları faaliyetler ve projelerle yoğun olarak ilgilendikleri zaman gerçekleştiğinden, öğretmek, çocukların çalışmalarını kendilerinin seçmelerini ve düzenlemelerini sağlamaktır. O halde , öğretmen, çocukların seçilmiş çalışmalarının bir düşünme içeriği oluşturmasını sağlamaktır.
  • Çocuklar, günlük yaşantılarında ne yapmak istediklerine karar verme fırsatına sahip olmalıdırlar. Öğretmen, her çocuğun bir plan oluşturmasına, bu planı üstesinden gelebileceği parçalara ayırmasına, aşamalandırmasına ve gerekli malzemeleri saptamasına yardımcı olmalıdır. Okulöncesi yaşlarda çocuk plan yapmaya, belirli bir faaliyete ilgi duymakla başlamaktadır. Öğretmen de bu faaliyeti desteklemelidir. Zaman içinde, bu planlar yeteneğinin gelişmesiyle çeşitlenmekte ve karmaşıklaşmaktadır.
  • Çocuğun günlük planı, öğretme için bir başlangıç noktası oluşturmalıdır. Plan, sorgulamak, önermek ve sorunları tanımlamak için bir sıçrama tahtasıdır. Öğretmen, her çocuğun yapmakta olduğu şeyle ilgili olarak düşünmesine, gözlem yapmasına, ilişkileri fark etmesine ve sorunları tanımlayıp çözmesine yardımcı olmalıdır.
  • Bazı temel deneyimler, çocuğun erken zihinsel gelişimi için zorunludur. Öğretmen, bu temel deneyimler rehberliğinde bilinçli ve sistematik olarak çocukların öngörme, tarif etme, açıklama, değiştirme, varsayım yapma ve alternatif aramalarına yardım etmelidir. Öğretmenin görevi, çocukların çalışmalarında bu süreçlerden yararlanmalarına yardımcı olmaktır.

 

ÇOKLU ZEKA KURAMI (Gardner)

resim

Çoklu zekâ kuramı 1983 yılında Howard Gardner tarafından zekâyı tek ve baskın bir yetenek olarak görmekten ziyade, çeşitli ve özel boyutlardan oluştuğunu öneren bir modeldir.

Gardner bilişsel yeteneklerin geniş bir yelpazeden oluştuğunu ve aralarında sadece çok zayıf bir korelasyonun bulunduğunu savunmaktadır. Örneğin, kuram çarpma işlemini kolayca öğrenen bir çocuğun, bu görevde zorluk yaşayan bir çocuğa göre daha zeki olduğunu söylemez. Basit çarpma işlemlerinde uzmanlaşmak için zaman harcayan bir çocuk 1) çarpma işlemini farklı bir yolla öğrenebilir, 2) matematik dışındaki bir alanda üstün olabilir, 3) hatta çarpım sürecini derin bir seviyede anlıyor veya tamamen farklı bir süreç olarak görüyor olabilir. Temelde derin bir anlayış içermesi de yavaşlığa ve çarpım tablosunu hızlı hatırlayan çocuğa bakıldığında potensiyel matematiksel zekâsının gizlenmesine neden olabilir.

        Kuram ortaya atıldıktan sonra farklı tepkilerle karşılaştı. Geleneksel zekâ testleri ve psikometrikler genellikle zekânın boyutları ve farklı görevler arasında Gardner'ın kuramının öngördüğü düşük ilişkiden ziyade yüksek korelasyon bulmakta. Yine de birçok eğitimci kuramın önerdiği yaklaşımların uygulamalı değerini destekler.

Gardner bir davranışın bir zekâ olabileceğine dair birçok ölçüt dile getirdi.

     Bu ölçütler:

  1. Beyin hasarından beynin korunması potansiyeli,
  2. Evrimsel tarihteki yeri,
  3. Çekirdek etkinliğinin oluşumu,
  4. Kodlamaya duyarlılığı (sembolik ifade)
  5. Farklı gelişimsel devamlılığı,
  6. Bilgilerin, dahilerin ve diğer olağanüstü insanların varlığı,
  7. Deneysel psikoloji ve psikometrik sonuçlarla desteklenmesidir.

     Gardner dokuz yeteneğin bu ölçütleri karşıladığını savunur.

  • Uzamsal
  • Sözel
  • Mantıksal-Matematiksel
  • Kinestetik
  • Müziksel
  • İçsel
  • Sosyal
  • Doğasal
  • Varoluşsal

Yukarıdaki zekâ çeşitlerinin yanı sıra, Gardner Ahlâk zekâsı'nın da 10. boyut olmaya değer olduğunu belirtmektedir.

Mantıksal-Matematiksel

Bu alan mantık, soyutlamalar, nedenleme, numaralar ve eleştirel düşünmeyle ilgilidir. Örneğin, kuram çarpma işlemini kolayca öğrenen bir çocuğun, bu görevde zorluk yaşayan bir çocuğa göre daha zeki olduğunu söylemez. Basit çarpma işlemlerinde uzmanlaşmak için zaman harcayan bir çocuk çarpma işlemini farklı bir yolla öğrenebilir Gardner IQ testlerinin sadece sözel ve mantıksal-matematiksel yetenekleri ölçtüğünü savunur.

Uzamsal

Ana madde: Görsel Zekâ

Bu alan görsel-uzamsal yargılar ve zihnin gözüyle görselleştirme yeteneğiyle baş eder. Bu zekâ türüne uygun olan meslekler artisttasarımcı ve mimarlıktır. Uzamsal zekâya sahip bir insanın yap-boz oyunlarında da iyi olduğu görülmektedir.

Sözel

Bu alan kelimelerle konuşma veya yazma becerisiyle ilgilidir. Yüksek sözel/dilsel zekâya sahip insanlar için kelimeleri ve dilleri öğrenmek kolay gelir. Okuma, yazma, hikayeler anlatma ve kelimeleri tarihleriyle birlikte hatırlamada iyidirler. Okumaya, not tutmaya, dersleri dinlemeye ve öğrendiklerini tartışmaya eğilimlidirler. Sözel/dilsel zekâya sahip kişiler yabancı dilleri çok kolay öğrenebilmektedir.

Müziksel

Bireyin müzikle, müziksel ve ritimsel formlarla kendini ifade edebilme, müzik ritimlerini algılayabilme yetenekleridir.

Varoluşsal

Bazı çoklu zekâ kuramı savunucuları ruhsal veya dini zekâyı olası bir zeka tipi olarak önerdi. Gardner ruhsal bir zekânın varlığını kabul etmese de, "varoluşsal" zekânın yararlı bir yapı olabileceğini belirtti.Varoluşsal zekânın hipotezleri ise eğitim araştırmacıları tarafından keşfedilmiştir.

Sonsuz ve sonsuz küçüklükte duyusal verilerin ötesindeki soruların veya olguların üzerinde düşünme yeteneği. Bu zekâ türüne uygun kariyer veya meslek gruplarına şamanlarrahipler,matematikçilerfizikçilerbilim adamlarıevren bilimciler ve filozoflar.

Kinestetik

Bir ürünü ortaya koymak, bir problemi çözmek, kendini ve duygularını ifade edebilmek için vücudun bir bölümünü veya tamamını kullanabilme yeteneğidir.

İçsel

Kişinin kendisi hakkında sahip olduğu gerçek bilgi ve anlayış ile uyumlu davranışlar sergilemesi ve kendisini tanıma yeteneğidir.

Doğasal

Doğayı tanıma ve anlama, yaşayan canlıları tanıma, doğanın dengesini anlama, canlıları tanıma ve sınıflandırma yeteneğidir.

Sosyal

Bireyin çevresindeki kişilerin isteklerini, duygularını ve ihtiyaçlarını anlama, yorumlama ve kişilerle etkili iletişim kurabilme yeteneğidir.

 

İzmir Gaziemir Sevecen Anaokulu

Gaziemir Anaokulu

Gaziemir Sevecen Anaokulu

info@sevecenanaokulu.net
Gezilerimiz

ÇEŞİTLİ GEZİLERLE Ç...

Müzik Eğitimi

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ     ...

İngilizce Eğitimi

ULUSLAR ARASI STANDARTLARDA  İNGİLİZCE EĞİTİMİ    ...

Sanatsal Eğitimler

SANATSAL EĞİTİM VE ÖĞRETİLER   Okul Öncesi D&...